23 Aralık 2016 Cuma

One Shot

Senin küçük bir kız olduğun zamanları hatırlıyorum. Annen ve ben sana asla zarar veremeyecekleri bir ev bulma konusunda elimizden geleni yaptık. Şehrin biraz… karanlık bir tarafında yaşadığımızdan dolayı. Yürümeyi yeni öğrendiğin zamanalar, beni evin her yerinde yüzünde o şirin küçük gülümsemenle takip ediyordun, beni hala sevdiğini gösteriyordun, aileye yaptıklarımdan sonra bile. Annenin boşayıp, yaşadığın dünyayı kavrayamamış olman yüzünden seni gözetim altına aldığımı belki bilmiyorsundur. Hayır, bir çocuk doğal olarak annesini daha çok sever değil mi?

Her neyse, ayağının kayıp pastanın üzerine düştüğün, Jack’in 10. yaşını kutladığımız zamanı hatırla. Çok utanmıştın, ve çok üzgündün. Herkes gülüyordu, sana değil, seninle. Yüzünü yıkadım, fakat sonra ağlamaya başladın. Bana, senin neden bu kadar berbat olduğunu sordun. Ben de sana senin sadece 9 yaşında olduğunu ve hala hatalar yapabileceğini söyledim, ama hatalar seni daha iyi bir insan yapardı. Cevabımı başka bir soruyla karşıladın. ‘Bir pastaya düşmek beni nasıl iyi bir insan yapacak?’’ İkimiz de gülüp geçtik ama.. Ama neden berbat olduğunu ya da öyle olduğunu düşünmeni sorman beni şaşırttı. Yine de oluruna verdim.

Amcanı ilk kez ziyaret ettiğin zamanı hatırlıyor musun? Ve yaşça büyük kuzenlerini gördüğün zamanı? Onların önünde çok utanmıştın, bu aslında oldukça şirindi. Seni bir ağacın önünde görmüşlerdi. Seninle oynamak istemişlerdi, ama sen onun arkasında saklanmayı sürdürmüştün. Ama sana söyleyeyim, kabuğunu kırıp onlarla oynamaya başlaman yıllarını aldı. Yine de buna değdi. Kuzenlerinle kimsenin kıramayacağı bir bağ kurmuştunuz. Sanırım bu seninle ilgili bir şeydi. Kişiliğinin temelleri ile ilgili bir şeydi. Utangaç ve yalnızdın, yeni bir arkadaş edindiğinde doğal olarak onunla güçlü bir bağ kuruyordunuz. Hey, benimle de güçlü bir bağ kurmuştun, senin sadece baban olmama rağmen. Davranışlarımla ve konuşmamla, sanki bir yabancı gibi hissediyordum. ‘Bir adam baba olduğunda değişir.’ sözünü biliyor musun? Doğduğunda seni incitemeyeceğimi fark ettim.

Ama bu işleri iyice zorlaştırıyor. Adam çoktan doldurulmuş .44 Magnum’un emniyetini açar. Kapalı kapının öteki tarafında duruyordur, sol eli kapı kolunda içeriye dalmaya hazır bir şekilde. ‘ Artık benim kızım olmadığını söyleyemem. Biliyorum o canavarsı kabuğun içinde bir yerlerde olduğunu biliyorum.’

Adamın gözleri kapı kolunu açarken yaşarmaya başlar. ‘ Acına son vermeliyim, tatlım… Kafaya bir kurşun ve hepsi son bulacak.’’ Kapının öteki tarafından yumuşak hırıltılar ve homurdanmalar geliyordur. ‘Seni seviyorum tatlım.’’ Kapı kolunu hızla çevirir ve kapıyı açar, kanlı ve tanınmaz haldeki kızını, çürümüş cesedi yerken görür.

O gece, gerçekten de bir kurşun sıkılır.

Ç.N: Duygusal yönü ağır basan, özellikle anlatım açısından eşsiz bir CP...

16 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Kızı zombi miymiş? OHA ANLADIM SAYILIR! WOW

      Sil
  2. çok etkileyici okuduğum en güzel cp diyebilirim =3 >w<

    YanıtlaSil
  3. woah ! bu gerçekten güzeldi.

    YanıtlaSil
  4. Yok,yok aglamîyom gözüm terledi sadece....
    :-€

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SADECE GÖZÜME LAHMACUN KAÇTI NE AĞLAMASI

      Sil
  5. Üzdü :'(

    Ama çok güzeldi, teşekkürler

    YanıtlaSil
  6. *yutkunur ve bakışlarını klavyeye indirir*

    Yine de...çok güzeldi.

    YanıtlaSil
  7. Anlamadım yani adam kendini mi vurmuş

    YanıtlaSil
  8. Yílbashí için 4 tane patlayící aldím.
    60 tane de mini patlayící (bayagí mini)
    Birazdan minileri test edicem.Umarím elimde patlamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende 7 tane var.120 tane de küçük var. Bi kaç tane de kendim yapícam.

      Sil
    2. Mahalleyi mi patlatacan? o_o

      Sil
  9. Yeni pasta at len tirrek sksjjs

    YanıtlaSil
  10. Güzel ve dramatik

    YanıtlaSil
  11. Yooo o nerden çıktı ağlamıyom gözüme sadece toz kaçtı...

    YanıtlaSil

Yorum yaparken kaba veya küfürlü bir dil kullanmaktan çekinirseniz sevinirim ^^