24 Ağustos 2016 Çarşamba

Ben Drowned (Part 2)

8 Eylül, 2010

 Neler yaşandığını anlatacağım ve video linkini vereceğim, fakat dün gece her şey benim için çok daha gerçek oldu. Bununla işimin bittiğini düşünmüştüm. Bu yazı dizinini hazırladıktan sonra kendimden geçmiştim. Ama dün gece Elegy of Emptiness heykeli ile ilgili bir rüya gördüm. Rüya onun beni takip etmesi hakkındaydı, boyun kıllarım titreştiği zaman kendi işime bakma zamanımın geldiğine karar vermiştim. O korkunç, cansız heykelin boş gözlerle bana bakmasıyla hayatımın altüst olduğunu anladım. Rüyamda onu Ben diye çağırdığımı anımsıyorum, ve daha önce hiçbir rüyayı bu kadar canlı hatırlamamıştım. Ama önemli olan nihayet uyuyabiliyor olmamdı, sanırım.

 Bugün, oyunu oynama işini erteleyebileceğim kadar erteledim. Yaşlı adam geri gelmiş mi diye mahallesine uğradım. Beklediğim gibi arabası yoktu ve evde de kimse yoktu. Arabama dönerken, yanda oturan adam çim biçme makinesinin elektriğini kesti ve bana birine baktığımı mı sordu. Ona, yanında yaşayan kişi için geldiğimi söyledim, fakat bana zaten bildiğim bir cevap verdi. Farklı bir yol deneyerek yaşlı adamın hiç akrabası ya da yakın dostu olup olmadığını sordum. Adamın hiç evlenmediğini öğrendim, ki böylelikle bir torunu da olmamış oluyordu. Endişelenmeye başlayarak, son bir soru sordum, ona daha önce sormam gereken bir soru. Ben kimdi? Adamın ifadesi ciddileşti ve dört blok aşağıda, 8 yıl önce Nisan'da ( Adam aynı günün karısıyla evlilik yıl dönümleri olduğu için bildiğini söyledi.) Ben adındaki çocuğun başına bir kaza geldiğini söyledi. Adamdan daha çok şey öğrenmeye çalışsam da, başka hiçbir bilgi vermedi.

 Geri döndüm, ve oynamaya tekrardan başladım. Oyunu yükledim ve aniden maskelerin uçtuğu başlık ekranına atıldım. - arka planda çalan müzik normalde çalması gereken vızıltıydı fakat daha çok perdelenmişti. - Başlat tuşuna bastım, kendimi en kötüsü için hazırlamıştım, ama sadece iki gün önceki gibi ' SENİN SIRAN ' ve ' BEN ' dosyalarının bulunduğu kayıt menüsü beni karşıladı. BEN dosyasını seçtim, ilerleme durumunu iki gün önce bıraktığım gibi bulamadım diye anlığına tereddüt ettim. Stone Tower Tapınağı'nı bu sefer tamamlamıştı. Cesaretimi topladım ve onu seçtim.

   Doğrudan kaosun ortasına atılmıştım. Stone Tower Tapınağı'nın dışında olduğumdan  yeterince emindim, ama bu neyi beklediğimle ilgiliydi. Bu bölge Stone Tower Tapınağı diye değil St o n  e diye adlandırılıyordu ve tamamen saçmalıklarla dolu bir metin kutusunun beni karşıladığını fark edemedim. Link'in bedeni biçimsizdi. - sırtı, duruşunun kalıcı olarak bozulduğu yerden dikilmişti. - Suratı ifadesizdi, neredeyse monotondu, suratında daha önce görmediğim bir ifade vardı, boş bir ifade. Link orada dururken bedeni düzensiz spazmlar geçirmeye başladı, ve avatarıma neler olduğunu incelemeye başladım, ve daha önce hiç görmediğim bir C butonu eşyası vardı, bir çeşit nottu, ama ona basmak hiçbir işe yaramadı. Tanıyamadığım bir müzik ileri-geri çalmaya başladı, neredeyse şeytani bir havada, ve bir çeşit yüksek frekanslı viyaklama veya gülme sesi vardı. O lanet Elegy of Emptiness heykellerinden biri belirmeden ve ' Yeni bir günün şafağı ' ekranı gelmeden önce iki dakikam olmuştu, fakat bu defa 'IIIIII' alt metni yoktu.


 Bu sefer Clock Town'da bir Deku Scrub'dım. - bu sahne normalde zamanda ilk defa yolculuk yaptığınızda geçerdi. -  Tatl '' Biraz önce ne oldu? Sanki her şey...'' Ama yeniden başladı demek yerine konuşmasını Happy Mask Salesman'ın çılgın gülüşü ile bitirdi. Karakterimin kontrolü tekrardan bana geçmişti, fakat lanet bir kamera açısından. - Avatarımın Deku Scrub olarak etrafta dolaşmasını bir kapının arkasından seyrediyordum.- Yavaşça kapıdan çıktım ve Happy Mask Salesman ile karşılaştım. Ve ekran beyazlaşmadan önce bana '' Korkunç bir kaderle karşılaştın, değil mi?'' dedi.

 Bir insan olarak Termina çiftliğindeydim. Sanki artık aynı oyunu oynamıyor gibiydim. - Etrafta ışınlanıp duruyordum, ve gün ve saat göstergesi yoktu.- Farkındalığımı tekrar kazanmaya başlayarak, tarlaya bakarken aniden bunun normal olmadığını anladım. Hiç düşman yoktu ve Happy Mask Salesman'ın tema müziğinin karışmış bir versiyonu çalıyordu. Görüş alanımda üç figürün buluştuğunu fark etmeden önce Woodfall'a kaçmaya karar verdim. Onlara yaklaştığımda korkuyla Happy Mask Salesman'i Skull Kid'i ve Elegy of Emptiness heykelini gördüm. Bir çeşit hatadan dolayı böyle olduklarını düşündüm, ama bunu şu an anlayamayacağımı fark ettim. Yine de onlara yaklaşmaya devam ettim ve Skull Kid'in tekrarla bir animasyona takıldığını gördüm. Beni diğer ikisinden daha çok korkutan Happy Mask Salesman'dı.


  O çok boştu, yine iğrenç sırıtışını takınmıştı, ama her hareketimde kafası yavaşça beni takip ediyordu. Onunla ne bir diyalog, ne de bir dövüşteydim, yine de kafası hareketlerimi takip etmeye devam ediyor bana Skull Kid'le ilk karşılaşmamı hatırlatıyordu. Ocarina'mı çıkardım ve daha önce hiç denemediğim bir müziği çalmaya başladım. 4. gün tekrarla çalan Happy Mask Salesman'ın kendi müziğiydi çaldığım.

 Şarkıyı çalmayı bitirdiğim gibi, kulak parçalayan bir çığlık ekranımda belirdi, gökyüzü aniden parlamaya başladı, Happy Mask Salesman'ın karışık müziği hızlandı, içimdeki korku yoğunlaştı, ve Link ateşler içinde patladı ve öldü. Ölüm ekranımda, üç figür yerinde kaldı ve cansız bedenimin yanışını izledi. Olanların nasıl bir anda ürperticiden dehşet vericiye döndüğünü anlatamam, eğer ilk elden görmek istiyorsanız videoyu izlemelisiniz. İki gündür uyuyamama neden olan korku, '' Korkunç bir kaderle karşılaştın, değil mi?'' yazısını üçüncüye görmemle beni tekrar sıkıştırmaya başladı. Bunun arkasında bir çeşit anlam olmalıydı.


Aniden Zora'ya dönüşüm ara sahnesi ile karşılaşmadan önce düşünmek için çok az zamanım olmuştu, ve şimdi kendimi Zora olarak Great Temple Bay'de bulmuştum. Oyunun bana bu sefer ne göstereceğine dair içimde kararsız ama meraklı bir his vardı, sahile doğru yavaşça yolumu yaptım, Epona'yı bulduğum yere. Oyunun onu neden oraya koyduğunu merak ettim, onun susadığını mı ima ediyordu? At maskesini kafasından çıkaramadım, onun orada bulunmasının nedeninin sürmek olmadığına karar verdim.


 Aniden onun kişnediğini ve böylelikle bana uzakta bir yeri işaret ettiğini anladım. Bu bir önseziydi, ama Great Bay'e daldım ve yüzmeye başladım.Bir süre sonra - neredeyse kaçırıyordum - suyun derinliklerinde son bir Elegy of Emptiness heykeli buldum. Onu incelemeye başlamıştım ki, Zora'm  bir boğulma animasyonu yapmaya başladı. Bu hiçbir anlam ifade etmiyordu çünkü  Zora suyun altında nefes alabiliyordu. Ne olursa olsun ölümüne boğulmuştum. ve heykel ölümümde aydınlık kalan tek şeydi. Bu sefer tekrar doğmadım sanki konsolu resetlemişim gibi ana menüye atıldım.

 Başlat'a basın ekranı önümdeydi, bunun nedeninin kayıt dosyalarının değişmiş olmasıydı. Derin bir nefes aldım ve başlata bastım, ve haklıydım. Yeni kayıt dosyası Ben hakkındaydı. Laundry Pool'a gitmeye çalışınca heykelin belirmesi artık daha çok anlam ifade ediyordu. İki kayıt dosyası bana onun hakkında bilgi veriyordu. Beklediğim gibi, Ben olmüştü. O boğulmuştu. Oyun hakkındaki düşüncelerimde bana katılmıyordu, oynamamı istiyordu, daha ileri gitmemi istiyordu, ama artık bu saçmalıkla işim bitmişti. Artık o dosyalara elimi sürmeyecektim. Bu çoktandır benim için korkutucuydu, ve bunun paranormal olduğuna inanmıyordum, ama artık açıklamalarım tükeniyordu. Neden biri bana bu mesajı yollardı? Bunu anlamıyordum, bunu düşünürken çok bunalmıştım, bu nedenle başıma gelenlerin videosunu bakmak isteyenler için Youtube'a yükledim.


10 Temmuz, 2010

 Bunun erken bir saat olduğunu biliyorum. Tüm gece ayakta kaldım.. Uyuyamadım. Milletin bunu görmesi umurumda değil, aynı şekilde mesele bu da değil. Vicdanımı rahatlatmak için bunu yaymak zorundayım. Bunları yazarken irademi kaybettim, bunun üzerinde ne kadar az durursam o kadar iyi. Sanırım, video kendi kendine konuşuyor. Bana yapmamı söylediğiniz şeyi yaptım, Elegy of Emptiness'ı oyunun bana verdiği ilk fırsatta çaldım, ama sanırım bu oyunun ya da Ben'in benden yapmamı istediği şeydi. Artık beni takip ediyor, sadece oyunda da değil, rüyalarıma giriyor. Onu tüm zaman boyunca görüyorum, arkamda, sadece beni izliyor. Hiçbir dersime gitmedim. Sadece, camlar ve güneşlikler kapalı bir şekilde yurt odamda kaldım. Böylelikle beni izleyemeyecekti. Ama oynadığım zaman bana ulaşıyor, oynadığım zaman beni görebiliyor. Oyun artık çığırından çıkmaya başladı, benimle ilk defa konuştu, sadece yazı kutusu ile de değil. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum, benden ne istediğini bilmiyorum, ama bunu hiç istemedim, sadece eski hayatıma dönmek istiyorum.

 Bu tür şeyler benim gibilerin asla başına gelmez, ben sadece bir çocuğum, içebilecek yaşta bile değilim. Bu adil değil, eve dönmek istiyorum, ailemi görmek istiyorum, okulda evden çok uzaktayım, sadece annemi tekrar kucaklamak istiyorum, heykelin korkunç suratını unutmak istiyorum. Orijinal kayıt dosyam geri döndü. Artık daha fazla oynamak istemiyorum. Fakat sanki oynamazsam kötü bir şey yaşanacakmış gibi hissediyorum, ama bu imkansız. Bu sadece bir video oyun. Paranormal olsa da, olmasa da bana zarar veremez değil mi? Gerçekten, böyle bir şey yapamaz değil mi? Her seferinde kendime bunu hatırlatıyorum, ama yine her seferinde böyle olmayacağı konusunda düşünmeden edemiyorum.

 12 Eylül, 2010

Olanları toparlamama izin verin Biliyorum jadusable hakkında endişelisiniz, ama o iyi. Taşınma işlemini bugün bitirdi, ve eve döneceğini söyledi, sadece yarıyıl tatilini geçiriyor, neler olduğu konusunda cidden emin değilim. Belirsiz bir fikrim var, ama siz çocuklar büyük ihtimalle benim bildiğimden daha çoğunu biliyorsunuzdur. Ben jadusable'ın oda arkadaşıyım ve belli ki birkaç gündür onda bir şeyler yolunda gitmiyordu. Tüm zaman boyunca odasında kaldı, tüm arkadaşlarıyla iletişimi kopardı, ve eminim ki doğru dürüst bir  şeyler de yemiyor, ikinci günden sonra orada daha fazla kalamadım, ve bir arkadaşımın odasına taşındım, odaya sadece ihtiyacım olan eşyaları almak için dönüyordum. Onunla konuşmaya çalıştım fakat benimle konuşmasını yarıda kesti, kenidsine bir şeyin musallat olduğu konusuna ikna olmuş gibiydi. Dün, felsefe kitabımı almak için odaya girdim ve bana yaklaştı, korkunç görünüyordu, gözlerinin altında korkunç torbalar vardı. Bana bir flaş disk verdi ve çeşitli tavsiyelerde bulundu. Ve son bir iyiliğe ihtiyacı olduğunu söyledi, sonunda neler olup bittiğini bana açıkladı, ardından Youtube hesabının bilgilerini verip, buradan ayrılacağını söyledi, bir şeyin onu oyunu oynaması için kışkırttığını, bunun yerine bazı şeylerin değiştireceğini söyledi ve başına gelenlerin videosunu Youtube'a yüklememi istedi. Bunu kendisinin yapabileceğini söylediğimde bana korkunç bir bakışla o oyunu bir daha görmek istemediğini açıkça ima etti. Bu bana söylediği son şeydi, ailesi onu almaya geldiğinde dahi hoşçakal demedi.

  Size açıkça ne olduğunu söyleyemem. Anlaşılması zor şekilde konuşması ve bitik görünüşü beni gerçekten rahatsız etti. Flaş diskte oyunun bir bölümü kayıtlıydı, Youtube adresinin kullanıcı adı ve şifresini içeren metin belgesi, ve Gerçek.txt adlı, notlarını içeren bir dosya vardı. Her şeyden bahsettiğini söyledi, böylece talimatlarına harfiyen uyacaktım, normalde lanet bir video oyunu için bunlara ''harfi harfine'' uymazdım, fakat konuşma şekli ve davranışları gerçekten ciddiydi, ve ben buna saygı gösterecektim. Bu video dünden beridir bende, fakat kullanım talimatları için birine ihtiyacım var, bu benlik bir iş değil. Videoyu izledikten sonra geri döndüm ve önceki videolarını izledim, bunlar beni ciddi anlamda düşüncelere sevk etti. Videoyu bugün yayınlayacağım, Gerçek.txt'yi ayın 15'i  gibi yayınlamayı düşünüyorum. Ona bakmaya daha cesaret edemedim, bu yüzden eğer dostuma saygılıysanız, benim ilk defa göreceğim zaman sizin de ilk defa göreceğiniz zamandır. Sorularınıza cevap olarak: hayır, daha onu aramaya çalışmadım, iyi olup olmadığını anlamak için ona yarın ulaşmayı deneyeceğim . Şimdi evine dönmüş olmalıdır.

 15 Eylül, 2010

 Hey çocuklar 'jadusable' burada. Bu beni duyacağınız son zaman, ve bu benim size son hediyem. Bunlar aldığım notlar ve idrak ettiğim gerçekler. Bunların içine dalmadan önce, takibiniz ve anlayışınız için size teşekkür etmek istiyorum. Bir yük omuzlarımdan alınmış gibi hissediyorum. Bunları okuyacağınız zaman etraflarda olmayacağım, fakat bu çıldırtıcı oyunla dört gün harcadıktan sonra ortada nelerin döndüğünü anlamaya başladım, ve Tanrı'ya  şükür bunun bir daha yaşanmayacağına emin olabiliriz.

 Birazdan açıklayacağım koşullar nedeniyle size anlatamayacağım şeyler var. Ben'in sizlere gerçeği ulaştırmak için yaptığım her şeyi engellemesi ile ilgili, denedim, kurnazca sizi uyarmaya çalıştım. Kaosun ortasında ve çılgınlığın içinde, videolarıma zorlukla görülebilen bir kalıp yerleştirdim, beş videoyu dört günün üzerinde bir zamanda kaydettim. Aynı anda hem doğruluk maskesini taktım ve dedikodu taşıyla etkileşime geçtim, veya bazı noktalarda gerçeğin lensini taktım. Siz, Zelda meraklıları için bunlar dürüstlük ve güvenilirliğin sembolleriydi, ve birinizin referansı yakaladığını umdum. 'BEN' dosyasını oynadığım sırada, Ben'in oyundaki her hamlemi nasıl izlediğine dikkat ettim, fazla belirgin şeyler yapmaktan kaçındım, ama size gizli bir mesaj gönderebildim çocuklar. Ne lensi veya maskeyi taktım ne de taşa uğradım. Bu işe yaradı ve video yüklendi. Ben'in fark etmediği baskıyı birinizin fark etmesi için dua ettim.

 Aynı şekilde başlıklar da uyumluydu, umarım buna dikkat etmişsinizdir. Bunlar size mesajlarımdı, Ben'in dikkatini çekebilecek ya da onu şüphelendirecek şeyler değildi.

 Bu konuda kapandığına göre artık GERÇEĞİN ne olduğunu anlamaya çalışabiliriz.


 Ç.N: Bu partı burada bitiriyorum. Bunun ardından günü saatlere ayırmış ve o şekilde yazmaya devam etmiş, cuma günü yayınlayacağım son part olacak.


10 yorum:

  1. abi videoyu ve gerçek.txt yi atarmısın

    YanıtlayınSil
  2. Jason the toymaker'ı çevirir misin bulamadım ve çok istiyorum.

    YanıtlayınSil
  3. https://www.youtube.com/user/Jadusable/videos youtube kanalı bu ve
    isminde .wmv olanlar hikayeyle ilgili galiba

    YanıtlayınSil
  4. ilk 2 videoyu izledimde hikayeyle harbiden örtüşüyor korktum :-S











    YanıtlayınSil
  5. Güzel bir konuya sahip devam^^

    YanıtlayınSil
  6. Adam ilk önce hiç evlwnmediğini söylüyor , sonra evlilik yıl dönümünde olan bir kazadan bahsediyor. (http://bit.ly/2bV6YD0)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evlenmeyen yaşlı adam, konuştuğu kişi komşusu, yaşlı adamın evlenmemesini söyleme nedeni Ben'in onun torunu olmadığını kanıtlamak.

      Sil
    2. Evlenmeyen yaşlı adam,
      Yıl dönümü olan sorunun sorulduğu adam

      Sil
    3. Evlenmeyen yaşlı adam,
      Yıl dönümü olan sorunun sorulduğu adam

      Sil

Yorum yaparken kaba veya küfürlü bir dil kullanmaktan çekinirseniz sevinirim ^^