6 Ağustos 2017 Pazar

Hun,I'm home.

 Dylan eve girer girmez  ardındaki kapıyı kapatarak 'Balım,ben geldim.'dedi. Apartman güzeldi yani 1812'de yapılan bir bina için güzel denilebilirdi.Eski tip bu bina artık 4 farklı daireye ev sahipliği yapıyordu.Daire sadece ikisi için mükemmelin ötesinde idi. Tavan on beş metre yüksekliğinde olmakla beraber dokuz metre uzunluğundaki dev penceler eve  'yüksek sınıf' havası katıyordu ve mutfak kesinlikle standartlarla uyuşmuştu.Bina mükemmel olmasına rağmen her iki yüzyıllık binadan beklenildiği gibi kendine has bir biçimde ürkünç görünüyordu
'Merhaba Balım' dedi karısı gülümseyerek,Jasmin,misafir odasından çıkarken.
'İşin nasıl geçti?'diye sordu ona sarılıp,öptü.
Ela gözleri ona aşağıdan bakıyordu.
Kendisi Dylan'dan haylice kısaydı.
Dylan eve göz gezdirirken'Gayet iyiydi,hiç berbat olmadı.Evi düzenleme işi nasıl gidiyor?'diye sordu.Birkaç kutu hala kapalıydı ama üç gün öncesine kıyasla meredeyse hiçbirşey kalmamıştı.
'Bu iyi,neredeyse yerleştik.Bitmek üzere.'diye karşılık verdi Jasmine.
'Evet görüyorum.Aa,çantamı arabada unuttum !'  sonra öptü 'Seni seviyorum.'dedi.Çantayı alıp,kapıyı kapattı.
Üç odalı bina ,neredeyse unutulmaz ,kasvetliydi az gelen güneş de gitmişti.Ana kapıları açarak konferans salonunu andıran ortasına kocaman mavi bir halı serilmiş ana koridora ilerledi.Sağ kısımda iki kapı yan yanaydı,3 ve 4 onunkisi 4'tü.İki tane de öbür tarafta kapı vardı bir tanesi yukarıya doğruydu ve Dylan oraya yeni birilerinin yerleştirileceğini biliyordu ama öbürü bodruma inen merdivenlere açılıyordu.Dylan'ın oraya gitmek için bir nedeni yoktu,ev zaten eşi ve kendisinin eşyaları için yeterince büyüktü ama o yine de merakına yenilip inmeyi seçti ve bodrum katına açılan kapıdan aşağıya indi.Batan güneşin ışıkları pencelerden sızıyordu ve duvarlara çarpıyordu.Merdivenler oldukça yeniydi.Derin bir nefes aldı ve inmeye devam etti.Taş duvarlardan dolayı biraz serindi.
Birçok kapı vardı aşağıda belli ki eskiden sınıf olan yerler şimdi böyle  depo olarak kullanılıyordu.Odalar arasındaki duvarlar oldukça eskiydi,hatta tuğlalar dibindeydi.İlk iki oda arasında koridor vardı.Dylan ilerledikçe pencere olmadığını sadece ufak aydınlanma olduğunu fark etti.Ber adım attığında yerden toz kalkıyordu.Belli ki uzun zamandır buraya birileri gelmemişti.Sağında ufak ışıkların belirdiği odaya açılan bir kapı vardı,odaya girer girmez penceler olduğunu ama siyaha boyanmışlardı ve gelen ışık sadece pencerenin aşınan bir kısmından sızıyordu.Odada birkaç dolap,bir yatak başlığı,ve kutular vardı.Kutular ve eşyalar tozla kaplıydı,birkaç böcek kıvranarak pencereden girdi ve yerde düşüp öldüler.Odada derin kızıl bir hava vardı ve tozlu yatak başının arkasında birşey vardı…şey.Duvara yaslanmış uzun birşey.Dylan o şeye yaklaşınca etrafı korumak için çok kat battaniye ile sarılmış ve bantlanmış olduğunu fark etti.
Biraz daha düşündü,eğer böyle sarılıp korunacak kadar önemli ise niye buraya bırakılmıştı ki ?
Başka hiçbirşey sarılı değildi,ilk odalarda lambalar,aynalar ve diğer kırılabilir şeyler de vardı.Neden bu şey bu kadar özeldi?
Dylan yine merakına yenildi ve yatak başlığını çekip bantları açmaya başladı.Tek tek battaniyeleri açtı ve çok eski ahşap çerçeveli bir aynayla karşılaştı.Ahşap çerçeve koyu renkliydi ve aynayı hoş gösteren bir hava katıyordu.Çerçevedeki tozları parmaklarını çerçevedeki oluklarda gezdirerek sildi.Çerçevenin etrafı yabancı olan tek çizgi simgeler vardı.Aynanın üstünde bir katman toz olmasına rağmen bir görüntü vardı.Eliyle sildi ve bir silmesi bile aynada görüntüsünü ortaya çıkardı.
Kahverengi gözleri ona bakıyordu,ne kadar normal görünse de aynadaki kendi yansıması ona rahatsız bir his vermişti.Birşeyler doğru değildi ama tıpkı diğer aynalarda gördüğü yansımalardan bir farkı yoktu.
Elini aynaya koydu ve daha yakından bakmaya devam etti.Belki de gözleri yorulmuştu veya normalden uzun ve yorucu iş gününün izleri olan göz torbaları olmuştu…Hayır.Göz torbaları oluşmamıştı,gözleri gayet iyiydi.
'Burada olmamalıydın.'dedi James,Dylan'ı yerinden sıçrattı.
"Korkuttun,adamım.'
James sessizliğini korudu.Üst katta eşi ve kızıyla beraber yaşıyordu James.
"Burada olmamalıydın.'diye tekrar etti.
'Sadece etrafa bakıyordum.Senin mi ?'diye sordu Dylan parmağıyla aynayı işaret ederek.
'Benim değil,onların."diye yanıt verdi James elinde bir baltayla ışığa yaklaşarak.
'James iyi misin ?'diye sordu Dylan
'Uzun,uzun zamandır iyi değilim.'dedi James biraz daha yaklaşarak.
James ifadesizce baltayı kaldırarak Dylan'ın kafasına sapladı.Balta tam alnının ortasında derine sıkıştı be onu saniyesinde öldürdü.James baltayı çıkardı ve aynanın karşısına geçti ve yüzüne genişçe bir sırıtış yayıldı.Dylan'ın bedenini aynaya karşı yerleştirdi,bir adım geriye çekildi.Birkaç dakika geçtikten aona aynadan ince bir el yavaşça uzanıp,cesedi aynanın içine çekti.
Biraz daha geçtikten sonra aynada olması gerektiğinden başka birşey olmayınca James sabırsızlanarak ayağıyla yere vurarak ritim tutmaya başladı.
Aynadan gelen soğuk hava tüm odayı kapladı.Aynadan bir ayak,sonra bacak çıktı.Tamamı James'in karşısına çıkana dek Dylan gibi gözüküyordu hatta Dylan'ın dakikalar önce sahip olduğu aynı kıyafetler,aynı saç stiline sahipti.Ancak o Dylan değildi.O herneyse bacakları ve ayakları dönmüştü ve kolları,elleri hiçbir şekilde mümkün olmayacak pozisyondaydı.
Yaratık vücudunu döndürmeye başladığında çatlama sesleri havayı zımbalar gibiydi.Bir dakikada tamamen düzeldi.Şimdi her açıdan Dylan gibiydi.Yaratık o hafif ışıktan günahkar bir sırıtma ile baktı.Yaratık  4 numaralı odanın kapısını açtı ve içeri adımını attı.
Tıpkı Dylan'ın tonunda dediği gibi:
'Balım,geri döndüm.'

Merhabalar,Ben Meri ve sizinle ilk çevirimi paylaşmış bulunmaktayım.Aslında bu bloğu hayalet bir biçimde aşırı uzun süredir takip ediyordum dedim ki neden olmasın ve işte buradayım Umarım beğenmişsinizdir,çok ürpertici bir etkisi yok ancak betimlemelerle falan olsun güzel pekiştirilmiş.Bu ilk olduğu için kısa ama yakın zamanda daha uzun bir pastayla görüşmek üzere.

12 yorum:

  1. Aramıza Hoşgeldin... Artık sende bizim gibi saykopatsın. 😀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldum,hım demek öyle :)

      Sil
    2. Genelde normal insanlar bu siteye uğramaz *_*

      Sil
    3. Pisikopat olur bizden jsjdjdjwjdue "pisi"

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten creepypasta okurlarının psikolojileri anormalmi

    YanıtlaSil
  4. diğerlerini bilmem ama ben öyleyim

    YanıtlaSil
  5. 15 metre tavan iyiymiş ampul değiştirmek için itfaiye filan çağriyoruz herhalde 9 metre pencere den asans9r uzatıp hallederler :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Minecraft merdiveni kullanıyorlar, merhaba bu pastayı lisedeyken ben çevirmişim, kaç sene yorum gelmesi çok şaşırttı hatırlamıyorum bile yaptığımı duygulandım.

      Sil
  6. sabahliyoruz bugun kizlar

    YanıtlaSil

Yorum yaparken kaba veya küfürlü bir dil kullanmaktan çekinirseniz sevinirim ^^