9 Aralık 2017 Cumartesi

AMY (Part-ll)

Fakat merak sadece bir sürelikti,tekrar hayali süpürgesinin üstünde uçmaya başladı.
Birkaç gün sonra tekrar kendini odada buldu.Bağdaş kurmuş,dizinin üstünde laptop,ödevini yapıyor;yatakta oturuyordu.Annesinin takviminde
 işaretlenmiş boş günleri vardı.Amy okuldan sonra Byn.Sterling’in evine gitmek zorunda kalmıyordu,bu bir nimetti.
Byn.Sterling düzelmiyordu.Gün geçtikçe Amy’e daha zalimce davranıyordu.Şu ana kadar bakıcılardan korkmayan Amy,Byn.Sterling’den biraz korkuyordu.
Byn.Sterling kesinlikle iyi değildi.Yüzünde kırışıklıklar artmaya başlamıştı.Gözleri taşlaşmış,saçları tutam tutam dökülmeye başlamıştı;evde bile bandana veya şapka kullanıyordu.Dişleri uzamış ve sararmıştı.Amy onunla ilgilenmek istiyor üzülüyordu lakin içten içe onunla burada olduğu sürece başka bir yerde olmayı diliyordu.
Ayrıca evdeki o koku ağırlaşmıştı.Byn.Sterling’e bunu belirttiği zaman,güvelerin kıyafetleri yememesi  ve koridordaki halılara zarar vermemesi için yeni güve ilaçları aldığını söyledi.Amy bunun bir yalan olduğunu düşündü.Ama daha o sekiz yaşındaydı,büyüklerin işlerine karışılmazdı.Bunu ona annesi söylemişti.
İşte bu düşünceler onu bu odada oturdukça,meşgul ediyordu.Ödevini unuttu,odaklanamıyordu.Odasında tuhaf sesler duydu,daha önce hiç duymadığı bir sesti il başta çıkaramadı ama sonra tanıdık geldi birden;kuzenin köpeği tahta zeminlerde kaydığı zamanki tırnak sesini andırıyordu.Onun gibi ama daha ufak,o kadar sesli değil.
Amy dikkatini sese verdi,yerini belirlemeye çalıştı.Fakat yapamıyordu,ses sürekli hareket ediyordu sanki.Sonunda,sesi dinlemesi için annesini çağırdı.
“Ben bir şey duymuyorum tatlım,ne duyduğunu tekrar anlatır mısın ?”
“Anne,Bev Hala’nın Alex ve Tippy’i getirdiği zamanı hatırlıyor musun ? Hani Tippy’nin yerde kayıp da nasıl tırnaklarından takırtı sesleri çıkardığını hatırlıyor musun ?”
“Evet,hatırlıyorum.”
Şaşırmıştı annesi,Amy o zamanlar sadece üç yaşındaydı.
“Hıh,işte o ses,ama o kadar yüksek değil.”dedi Amy.
“Dikkatli dinle,anne.”
İkisi de bir süre sessiz durdular ama odada hiçbir ses işitilmedi.Amy hayal kırıklığına uğramıştı.
“Belki de dışarıdaki ağaçlardan birinin dalı cama vuruyordur?”diye fikir öne sürdü annesi.
“Hayır,hareket ediyordu.Bazen buradaydı.”
Odanın bir tarafını işaret etti.Orada hiç ağaç yoktu.
“Orada ağaç yok anne,sadece banyo işte.”
“Haklısın,pekala eğer bir daha duyarsan bana söyle.Şimdi yatağa girmelisin evladım.Yarın okul var.”
“Yarın da bir ara veremez miyim ?”Amy neredeyse yalvarıyordu.
“Hayır tatlım,veremezsin.Okul önemli ve senin de gitmen gerekli.”
Bu annesinin her Amy evde kalmak istediğinde verdiği cevaptı.Annesi işe çok sık gidiyordu ve o annesiyle vakit geçirmeyi çok seviyordu.
“Anne-kız” zamanı oluyordu;en azından annesi öyle diyordu.Bu Amy’nin Harry Potter dışında en sevdiği şeylerden biriydi.
Annesi onu yatırdıktan sonra,Amy yatağında karanlığı dinlerken ve neredeyse uyumuşken o sesi tekrar duydu.O küçük ciyaklamalar ve tıp tıp sesi dolabın köşesinden geliyordu.
Amy korkusuzca ışığı açıp,yataktan çıktı ve sesin kaynağını bulmak amacıyla dolaba yaklaştı.Sesin dolabın köşesinden geldiğini düşündüğünde,ses bu sefer odanın öbür ucumdan geldi !
Şaşırmıştı,tekrar annesine seslendi.
“Anne” diye merdivenlerin başından biraz seslice fısıldadı.
“Anne o sesi tekrar duydum.Gelebilir misin ?”
Annesi yukarı geldi.İkisi de bir müddet sessizce Amy odasının ortasında durup sesi dinlediler.
Ses yoktu.
“Amy biliyorum,yarın okula gitmek istemiyorsun.Ben de seninle evde kalıp vakit geçirmek isterdim.Ama gitmelisin,önemli.”dedi.
“İyi bir eğitim almanı istiyorum.Üçüncü sınıf her ne kadar eğlenceli olmasa da dördüncü sınıfa geçmek için gitmelisin.Beşinci sınıfa geçmek için de dördü geçmelisin.Düzeni böyle,anladın mı?”
“Biliyorum anne.”dedi.Gerçekten şaşkına uğramış bir şekilde:”Okuldan kaçmaya çalışmıyorum,burada gerçekten bir şey var.”
“Pekala,belki de sadece minicik bir faredir.Eğer öyleyse senin canını yakmaz.Yarın sen okuldayken birkaç fare kapanı alayım,ne yakaladığımıza o zaman bakarız,tamam mı ?Şimdi yatağa geç bakalım.”
Bu kadardı anneyle tartışma olmayacağını biliyordu.Yatağa yattı ve sesi düşünmeye başladı.Byn.Sterling’in neyi olduğunu,Mary Kate’i ve neden bu kadar zalim olduğunu,Joey ve tayfalarını düşündü.Onlarıntek yaptığı takılmak ve aptal gaz çıkarma seslerine gülmekten ibaretti.Oğlanlar bu şakaları severdi.
Amy bunları düşünürken çekmeceyi görmedi.
“iyk-iyk”
(pıt pıt pıt pıt)
Ses Amy’nin yatağının altından geliyordu bu sefer kesindi.Başucundaki küçük yeşil el fenerini kaptı ve yataktan kalktı.Ayaklarını yataktan indirip,çıplak ayağını yere basar basmaz,bir şey onu ayak bileğinden yakalayıp çok sert bir şekilde çekti.O kadar hızlı olmuştu Amy neredeyse nefes bile alamamıştı.Asla bir çığlık atamamıştı.

Ertesi sabah olduğunda annesi seslendi.”Amy,kalk evladım.Kaldır o poponu yataktan ve kahvaltıya gel.”
On dakika sonra,Amy’nin annesi yukarıdan ses gelmeyince,onu uyandırmak için yukarıya çıktı.Okula geç kalmasa iyi olacaktı.Annesi Amy’nin odasını boş bulduğunda ve banyonun kullanılmadığını ,Amy’nin tüm okuş eşyalarını dünkü yerlerinde gördüğünde.Sadece kızmakla kalmadı resmen dehşete düştü.
İlk iş Byn.Sterling’e telefon etti.
“Ah,Byn.Sterling ben Amy’nin annesiyim.Bu kadar erken aradığım için üzgünüm,Amy evde değil.Sizinle orada mı acaba ?Ya da nerede olduğunu size söyledi mi?Biliyor musunuz nerede olabileceğini?-“
“Yok canım ya bilmiyom.”diye yanıtladı Byn.Sterling.
“Üzgünüm,bana uğramadı veya bişi demedi.Ama görürsem eve yollıcama emin olun.”
“Teşekkürler,bana hep yardımcı oluyorsunuz.İyi ki varsı-“

Telefon kapanır.

Amy uzun süre sonra da bulunamayınca polisler dahil olur ve tam bir soruşturma gerçekleştirilir.Amy’nin odası incelenir ama Amy ve annesinin izleri hariç başka hiçbir ize rastlanmaz.Amy’nin annesi de sorguya alınır,ama bir müddet sonra şüpheliler arasından çıkıp sadece sorumsuz bir ebeveyn olduğuna karar kılınır.
Soruşturmacılar Byn.Sterling’in kapısını da çaldıklarında Byn.Sterling bir papatya kadar taze ve beyaz bir gülümsemeyle,masmavi gözleriyle karşılar memurları.Daha genç görünüyordu,saçları sıkı topuzdu.Lakin soruşturmacılar ne onun 48 saat önce nasıl göründüğünü,ne de masasındaki dantelin üstünde yeni bir porselen fare figürü olduğunu biliyorlardı.

Onlar gittikten sonra Byn.Sterling en yeni ödülünü eline alıp,parmaklarını üzerinde gezdirdi.Son olarak hassas bir şekilde porselen kulaklarının arasını parmağının ucuyla okşadı ve ona fısıldadı:”Sanırım ,sana Amy diyeceğim.”